Uzm. Dr. Hilal Tuğba KILIÇ- Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

Seçici Konuşmazlık (Selektif Mutizm)

Seçici Konuşmazlık (Selektif Mutizm) Nedir?

Seçici konuşmazlık (selektif mutizm), çocuğun konuşma becerisi olmasına rağmen belirli sosyal ortamlarda (örneğin okul, misafirlik) konuşmayı reddetmesi ya da büyük ölçüde sınırlı konuşması ile karakterize edilen bir kaygı bozukluğudur. Evde veya yakın çevresinde rahatça konuşabilen çocuk, sosyal ortamlarda yoğun kaygı nedeniyle sessiz kalır. Bu durum, genellikle 3-5 yaş civarında fark edilir.

Belirtileri Nelerdir?

– Okulda, misafirlikte ya da yabancı ortamlarda konuşmama,
– Sessiz kalma nedeniyle akademik ve sosyal sorunlar yaşama,
– Evde ya da güvenli kişilerle akıcı ve normal konuşma,
– Çekingenlik, göz teması kurmama, donuk mimikler,
– Sessizlik sırasında mırıldanma, başını sallama gibi alternatif iletişim yollarına yönelme,
– Aşırı utangaçlık ve sosyal ortamlarda gözle görülür kaygı.

Bu belirtiler en az bir ay boyunca sürmeli ve başka bir gelişimsel ya da dilsel bozuklukla açıklanamamalıdır.

Tanı Nasıl Konur?

Tanı, çocuğun sosyal ortamlardaki iletişim biçimi ve kaygı düzeyi göz önüne alınarak konur:
– Aileden ve öğretmenden alınan ayrıntılı gözlemler,
– Gelişimsel, dilsel ve psikiyatrik değerlendirme,
– Konuşmanın hiç olmadığı veya kısıtlı olduğu ortamların belirlenmesi,
– Ayırıcı tanı: otizm, gelişimsel dil bozuklukları, işitme sorunları dışlanmalıdır.

Tanı DSM-5 kriterlerine göre konur ve bir ayı aşkın süredir devam eden sosyal ortamlarda konuşmama ile tanımlanır.

Tedavisi Nasıldır?

Seçici konuşmazlık tedavisinde çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlamak ve sosyal ortamlarda konuşma becerisini adım adım geliştirmek hedeflenir:
– Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Kaygı ile başa çıkma becerileri geliştirilir, çocuğun güvenli iletişim alanı genişletilir.
– Oyun terapisi: Küçük yaştaki çocukların duygularını ifade etmelerine yardımcı olur.
– Aşamalı maruz bırakma: Çocuğun konuşamadığı ortamlarda önce sessizce var olması, sonra kademeli olarak iletişime geçmesi sağlanır.
– Aile ve öğretmen eğitimi: Destekleyici, baskı yapmayan ve cesaretlendirici iletişim tarzı öğretilir.
– Gerekirse ilaç tedavisi: Şiddetli kaygı durumlarında kısa süreli farmakolojik destek düşünülebilir.

Erken müdahale ile çocuklar sosyal ortamlarda da konuşmaya başlayabilir ve özgüvenlerini yeniden kazanabilir.

logo_call

Benzer sorunlar yaşıyorsanız lütfen bizimle iletişime geçin.